Banu Çakar

Ne yaptığın önemlidir.
Ancak nasıl yaptığın daha önemlidir.

İletişim

Aşağıda, mesleki uzmanlık alanlarım ile ilgili başlıkları ve genel içerik tanımlamaları hakkında bilgi edinebilir, soru ve talepleriniz için benimle iletişime geçebilirsiniz.

Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi

Kurumsal Akademi Yönetimi

Beyaz/Mavi Yaka Eğitim-Öğrenme Yönetimi

Eğitim Projeleri & Süreç Tasarımı

İhtiyaca Yönelik Eğitim İçerikleri Oluşturma

E-eğitim Yönetimi

Yetenek Yönetimi & İşveren Markası

Liderlik & Liderlik Gelişimi (Ruhsal Zeka (SQ) temelli)

Influencer (Blog & Sosyal Medya)

Dijital İçerik Oluşturma ve Yönetimi

Bireysel ve Kurumsal Blog Yapılandırma

Mentorluk

İNSAN KAYNAKLARI 

2003 yılından beri insan kaynakları alanında çalışmaktayım. İnsan Kaynaklarının pek çok alanında görev aldım. İnsan ile ilgilenmek, insanı yönetmek hem çok keyifli hem de bir o kadar meşakkatli. Ancak severek yapılan her işte olduğu gibi, mesleğimi çok sevdiğimden meşakkat kısmı daima ikinci planda kaldı benim için. Başarılı bir insan yönetiminin, görevler, unvanlar ve prosedürlerden ziyade anlamak, hissetmek, duygular, içgüdüler ve etkileyebilmekle ilgili olduğuna inanıyorum.

Eskiden İnsan Kaynaklarının sorumlulukları sadece iş ilişkilerini düzenlemek ve çalışanların şartlarını belirlemek ve kontrol etmekti. Ama dünya değişti, değişiyor. İş ve çalışma modelleri değişti, değişiyor. Biz insanlar değiştik, değişiyoruz. “İnsan” denilen varlık ise aslında özünde tüm beklentileri ve psikolojik ihtiyaçları ile aynı, fakat beklentilerini talep etme biçimi değişti, sosyolojik ortamları değişti. Dolayısıyla biz İK profesyonellerinin şimdiki sorumlulukları, değişen dünya trendlerini takip ederek, insanı anlayarak beklentileri karşılamak noktasında doğru yönetimleri doğru tekniklerle harmanlayarak kullanabilmek böylelikle görev yaptığı kurumun rekabet gücünü artırmak ve dünyaya da olabildiğince hızlı adapte olmaktır.

KURUMSAL AKADEMİ YÖNETİMİ  

Yaklaşık 14 yıldır ik’nın içindeyim. Son 2,5 senesi ise 10 bin + çalışanı olan bir kurumun, kurumsal akademi yöneticiliğini yaparak geçti. Kurumun strateji ve hedeflerine göre tüm öğrenme faaliyetlerinin planlamasından, tasarlanmasından ve yönetiminden sorumlu idim. Her kurum da, tıpkı bir insan gibi yaşayan, nefes alan, evrilen, büyüyen veya küçülen, gelişen veya yok olan bir organizma. Kurumlar da canlı. Günümüzde de ben değiştim demekle olmuyor. Önemli olan güçlü olmakla beraber, güne ve geleceğe uyumlanmak hatta önceden değişen ve değişecek koşulları algılayabilmek. Aksiyonları buna göre şekillendirebilmek. İşte bu noktada kurumsal akademilere önemli bir rol düşüyor.

Kurum için, hayatta kalabilmek için değişime adapte olmak ve sürdürülebilirlik için ihtiyaç duyulan işgücünü kurumsal akademiler yetiştiriyor. İş sonuçlarına farklı pek çok kanaldan (-yetkinlik tabanlı, kariyer gelişimi odaklı, iş geliştirme-iyileşmeye dayalı…vb-) olan etkiyi pozitif manada görmek, şirketin stratejisiyle uyum içinde olunduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu da öğrenmenin bir kurumun hedeflerine ulaşmasında etkili bir kanal olduğunu ifade ediyor.

ÖĞRENME SÜREÇ ve PROJE TASARIMI  

Öğrenme, insan olarak varlığımızı sürdürebilmenin en temel yolu. Günümüz çoğunlukla acımasız rekabet koşulları ve değişim olguları ile ifade ediliyor. Oysa ki sadece bu kadar mı diye düşünmek gerek. Öğrenme bilgiyi ve aklı geliştirmek demek. Değişim, yenilik, yaratıcılık, büyüme, kişisel gelişim ve kendine geliştirme kavramlarının tamamını kapsamakta.  Çünkü “öğrenme” hayatımızın tamamı. Tüm bu nedenlerle ben eğitim yerine “öğrenme” kelimesini kullanmayı tercih ediyorum. Ve işimiz eğitim değil, “öğrenme” diyorum 🙂 Öğrenmeyi, kurumdaki her bir çalışanımız için ihtiyacına yönelik, keyifli ve verimli bir yol arkadaşlığı ile sağlayabilmek. Bunu da, dünya standartlarını, eğilimleri ve trendleri ile takip ederek yapmak.

Kurumsal akademiler, çalışanlara öğrenme yolculuklarında bir yol arkadaşı. Çünkü eğitim işini bir iki kerelik bir aktivite değil, uzun soluklu bir süreç olarak ele almalıyız. Öte yandan, öğrenme gerçekleşti ise, bu öğrenmenin kurum hedefleri için kullanılması başarılı bir öğrenme sürecinin çıktısı. Aynı zamanda “sürekli öğrenme” becerisi, kurumlar için bir yetkinlik. Öğrenme ve eğitimi temel bir yetkinlik haline getirmek, kurumları rekabette kendilerini diğerlerinden ayrıştıracak becerileri geliştirmek anlamına da geliyor.

LİDERLİK & LİDERLİK GELİŞİMİ 

Bu mevzu derin 🙂 ancak kendi tanımlamamı yapmak isterim; ben liderliği insanın aklı ve kalbiyle bütüne ulaşan bir olgunluk aynı zamanda yetenekleri ve deneyimleri ile beraber ilerlettiği bir gelişim süreci olarak değerlendiriyorum. 2010 yılından beri üzerine ciddi şekilde eğilip mesai harcamaya devam ettiğim, “Liderlik” hakkında bilgi, deneyim ve öğrenme sürecim devam ediyor. Bu süreci de,  söylerken bana ayrıca gurur veren ülkemizin bu alanda azımsanmayacak bir içeriğe sahip olan bloğumda değerli okuyucularımla, eğitimlerimde katılımcılarımla, konuşmalarımda ise dinleyicilerimde zevkle paylaşıyorum.

RUHSAL ZEKA (SQ)  

İnsan Kaynakları alanında “Ruhsal Zeka(SQ)” kavramını aynı zamanda iş hayatı içerisinde “Ruhsal Zekası yüksek İnsan Kaynakları” ve “Ruhsal Zekaya dayanan Yönetim/Liderlik” kavramını ülkemizde ilk kez bir İK Profesyoneli olarak telaffuz ederek sadece iş odaklı bir liderlik tarzını değil, liderliği ruhsal yönü ile bir bütün olarak değerlendirerek, liderlik ruhu bakış açısının temellerini attım ve bu konuda çalışmalarımı sürdürüyorum. Bu konuda tüm öngörülerimi, bakış açımı ve çalışmalarımı, Ruhsal Zeka (SQ) ve Liderlik algoritmasını beraber ele aldığım kitabım, Ruhunla Düşün’de topladım. Kitabım Mayıs 2014’te okuyucusuyla buluştu.

BLOG HAYATIM  

2010 yılından beri blog yazarlığı yapıyorum.  2012′nin karlı bir kış günü resmi haliyle kendi kişisel web sitemi (banucakar.com) ve bir kaç ay sonra da diğer websitemi (liderlikruhu®) oluşturdum ve yazmaya devam ettim. Ekim 2016 itibarıyla da iki sitemi tek çatı altında yeni nesil bir tasarımla burada topladım. Blogumun okuyucu- takipçileri tarafından gördüğü destekle bu denli güzel yerlere gelmiş olması beni çok memnun ediyor. İnsanlara yazdıklarımla faydalı olabilmek, ilham verebilmek, duygularına/ruhlarına/akıllarına dokunabilmek çok güzel bir his benim için.

MENTORLUK 

Mentorluk, birebir şekilde ve karşılıklı yargı içermeyen bir ilişki içinde konusunda uzman/yetkin bir kişinin, diğerini desteklemek ve teşvik etmek için zaman harcamasıdır. Deneyimlerini, bilgisini aktarması ve yönlendirmesidir. Mentor olduğum alanlar,

  • “İK Yol Haritası Gelişim Mentorluğu©” (Lider Ruhlu bir İK’cı olmak) : İnsan Kaynakları hakkında genel bilgilerle beraber ik’da nasıl gelişmek ve ilerlemek istediğini sormak, ipuçlarını ve püf noktalarını, cevapları ve kaynakları ile benden birebir öğrenmen mümkün olmakta. İK’ya yeni adım atmak isteyenler için giriş seviyesi, halihazırda İK’da çalışmakta olanlar için ise gelişim seviyesi şeklindedir. Kişisel özgeçmiş ve iş deneyimin önemlidir.
  • ”Blog Yazarlığı ve Yönetimi Mentorluğu©” : Blog yazımı ve içerik yönetimi konusunda, bir blog yazarının ağzından tüyoları ve stratejileri, merak ettiğin tüm soruların cevaplarını benden birebir öğrenmen mümkün olmakta.

Mentorluk hakkında bazı notları aktarmam gerekirse;

Mentorluk kişiye özel ve birebirdir.

Bir mentorluk çalışması yaklaşık yarım günü kapsar. Süresi 2 saattir.

Mekan seçimini ben yapıyorum. Çalışmanın yapılacağı mekan kapalı ve/veya açık alan olabilir. (Sadece İstanbul için geçerlidir)