Duygusal zekanın öneminden, gücünden, etkisinden, gerekliliğinden bahsediledursun;

Duygularımız önemlidir ancak ondan daha onemli bir şey vardır: VİCDAN

Vicdan olmadan duygular aynı etkiye ve öneme hatta işleve sahip değildir.

Ve dünyanın gidişatına ve is yapış stillerine damgasını vuracak olan yeni zeka turu Ruhsal(vicdani) Zekadır.

İnsan henüz hudutlarını dahi tam olarak belirleyemediği, izne tabi olan gercek “ilim”den nasiplenmeyi dileyip istemelidir.Çünkü:

“İnsana çalıstığından başkası yoktur” (Necm- 39)
ve
“Mücahededen (gercek ilim icin istek ve gayretten) yoksun olan icin, müşahedeye (yardıma, gözleme) yol yoktur”  bize en güzel ipuçlarını verirken insan “zekanın yapayı gün gelip bizi ele geçirecek” diyerek kendi üretimi olan tarafından ele geçirileceğini varsayıp paniğe kapılıyor.

Bu tıpkı kendini liderliğin batınisini yalayıp yuttuğunu varsayma gafletin de olan insanın, liderlik konusunu bayık ve modası geçmiş bir mevzu olarak görmesi gibi….

En kapsayıcı ve kuşatıcı zeka olan Ruhsal Zekanın gücünü ve onun gerçeğinin hudutları çizebildik mi de, zekanın yapayı bizi ele geçirecek diye eyvahlanıyoruz ?!!

🌎Yapay zeka egemenliğinin öngörüsünde bulunmadan evvel, ledün ilmin varlığını, vicdan, merhamet ve iyiliğin zekasını küçümsüyoruz demektir. Bu olsa olsa insanin kendi yarattığı çamurda (Bunun adı her ne ise zekanin yapayı şusu busu…) boğulacağına ve bunun içinde sozde tahminlerle yaptığı/yapacağı bir vahvah’ın gereksizliğine delalet olabilir. “Allah dilediğini zâtına seçer ve zâtının sırrıyla öğretir” (Şura -13)

🌎Ruhunun zekasını tam olarak tanımayan onunla karşılaşamamış, fark edememiş insanın, zekanın yapayından korkması ve\veya endişelenmesi kadar doğal bir durum olamaz.

Dünya eğilimlerini, doğrusunu söylemek gerekirse yaklaşık 10 sene geriden takip eden ülkemizde ve iş sahalarını yöneten yöneticilerinin nezdinde, Dünyada ruhsal zekanın aldığı yer ve ona verilen önem, bununla beraber hakkında yapılan çalışmalar pek tabiki şu an ülkemizde yeteri kadar bilinmemekte, henüz çok çok yeni keşfedilmektedir.

Dip not: Ülkemizde duygusal zekayı dünyada ilk defa Ahmet, Mehmet, Ayse, Fatma söyleyip bakın bu çok mühim olacak deseydi; yani bu D.Goleman degil de bizden biri olsaydı, onu burda kimse takmaz, umursamaz, ne dediklerini anlamazdı. Bırakın dünyaya pazarlamayı! Acı ama maalesef gerçek.

Ancak Goleman, bakın duygusal zeka diye birşey var deyince birileri okudu dinledi anladı ve hatta aldı bunu tüm dünyaya sattı.
Ben de bir Türk olarak gururla diyorum ki, duygusal zeka artık geride kaldı tıpkı Y kuşağı gibi, şimdi zekanın Z kuşağı geliyor: Ruhsal(vicdani) zeka !

Çünkü; Senin ruhunun bir zekası var. Aklını kullan, ruhunla düşün.

📚İkinci kitabımda ruhsal zekayı daha yakından tanıyabileceksiniz. Yakında…