Daha önce Liderliğin Ruhundaki Doğal Gerçekler (vol.1) olarak bir infografik paylaşmıştım. Zaman oldukça devamını getireceğimi ifade etmiştim.

İşte o zamanlardan biri geldi 🙂

Liderliğin Ruhundaki Doğal Gerçekler (vol.2) olarak devam edelim;

Efendim artık hepimiz çok iyi biliyoruz ki hiçbir şey hatta hiç kimse pek öyle dışarıdan göründüğü gibi değildir.

Hatta şirketlerde buna dahildir, işler de…

Ne görüyorsak yan cebimize koyacağız ancak bu bize hiçbir zaman resmin tamamını göstermez bunu bileceğiz.

Ha koltuğa, şakşakçılara, profesyonel yalakalara ve kaşarlara aldanıp kendini bir iki üç beş şey sananları iyi tanıyınız.

Kendinizi de iki üç beş şey sanmayınız. Koltukta oturan kişiler gidici, mevki bakidir.

Kurduğunuz ilişkiler elbette mühimdir ancak omurgasız terliksi hayvan mı olacaksınız, yoksa ormanların kralı aslan mı, gökte yalnız uçan şahin mi yoksa sürüyle gezen tilki mi ? Hangisi olacaksanız onu belirleyiniz. Çünkü herkes doğası ne ise onu yapar.
Kimileri sürüyle hareket eder, kimleri düşkündür bağımsızlığına, sıkı sıkı sarılır omurgasına…

Etrafınızdaki tiplemeleri iyi tanıyınız, kendinizi de biliniz.

Ay şu XXXX ne iyi insan, ne tatlı, herkesle iyi, herkese değer veriyor diye herkesle yalandan selamlaşan yalandan hal hatır soranları, asıl derdi imaj olup herkesin yüzüne sırıtanları iyi tanıyınız.

Bir işi patladığında veya patlamak üzereyken en yakınındakilere bok atıp işin içinden sıvışanları iyi tanıyınız.

Dokuma tezgahları sadece halı için olmaz. Tezgahları kuranları, usta usta kurgulayıp tasarlayanları iyi tanıyınız.

Hiç kimseyi, hiç bir yeri, hiçbir şirketi ve işi gözünüzde büyütmeyiniz. Buna gerek yoktur.

Rical Efendi’nin bir sözü vardır güzel gider bu noktada;
Yaptığı işin, konuştuğu sözün suretine baksan başına taç edersin. O işin özünü, hakikatını görsen helaya taş edersin”.

İşte o hesap…:)