Bazen durdurur hayat seni. Bakakalırsın.

Onca hızlı akan şeyin içinde sen duruverirsin. Herşey yanından ışık hızıyla geçip gitmeye devam etmektedir oysa.

Neye karar vereceksin? Nereye çevireceksin kafanı? Nereye atacaksın adımı?

Bilemezsin. Sadece durursun.

Hayat her adımda bir öğretmendir, zaman zaman tek ayak üstünde bekleten, zaman zaman avucuna cetveli yapıştıran.

Taa ki onun öğretmek istediğini öğretene kadar sürer gider bu durumun.

Oysa ki anladığın an, sorulan soruya vereceğin cevap değişecek, öğretmeninden alacağın tepki de değişecektir.

Farketmen zaman alır. Belki de yediremezsin kendine.

Acırsın. En çokta kendine. Acı çekmiyorsan, büyümezsin. Ağlamıyorsan yeşermez özün.

Herşey farklı olabilirdi dersin ama senin bunu demenin bir önemi yoktur. Çünkü yaşanmıştır yaşanan.

Neyi seçti isen, kararını da vermişsindir.

Bir baksana, gündüz gecenin içine giriyor, gece gündüzün içinden çıkıyor. Her an tüm dünya değişiyor.

Sen de değişiyorsun. Ben de…

2017 bana çok şey öğrettin, ama çok acıttın be ! Gözyaşlarım sadakam olsun. Mutluluklarımın sadakası.

Sadakasını verdiğin herşey daha çok bereketlenir çünkü.

Bir daha dön deseler bu yıla. Yok tövbe 🙂 Onu yapmam işte. Bilmeden anlamadan da acıttığım kim ve ne varsa beni affetsin. Kusursuz olmaz hiç kimse ve hiç bir şey. Zamanında havlamayan köpek, sürüye kurdu musallat edermiş. Her şeyi zamanında layığıyla yapmak gerek.

“İnsan başkalarındaki kötülükleri görerek iyi olmaz” demiş Oğuz Atay.
Rüzgara karşı yürüyemez ve ilerleyemezsin. Ancak ona sırtını verirsen uçarsın.
Direnerek, ayak sürüyerek rahat olamazsın. Kabul edersen ruhunu özgürleştirirsin.
Şikayet ederek, ona buna burun kıvırarak varlık gösteremezsin. Bilip, öğrenip, paylaşırsan çoğalırsın.

Kötülük yaparak, dedikodu deryasında yüzerek, çekiştirerek, eleştirerek, haset ederek, ayak kaydırarak, itip düşürdüğünü sanarak başarılı olamazsın. Tutarsan, anlarsan, korursan, elinden tutup kaldırırsan, yanyana kalp kalbe olursan, yardım edersen yükselirsin.
Bu nizamı henüz görüp anlayamadıysan merak etme mutlaka anlayacaksın.

Keser döner hesabı misali içinde bulunduğun her hâl geçici.
İste tüm bunları bilirsen her sabah uyandığında neden bu dünyaya uyanmış olduğunu anlarsın.
Ne diyor Aşık Veysel; “Kâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim alemi, Kâh inerim yeryüzüne, seyreder alem beni…” 
Simdi sor hatta itiraf et bakalım kendine gerçekten başarılıymış mısın? 👀👀

Dışarıdan parlak gördüğün kişi, durum ne varsa, sen bilemezsin onun için ne bedeller ödediğini, hangi acıları çektiğini, nerede doğru şeyleri yaptığını…Sen bilemezsin, bunun onun ne gibi bir sınavı olduğunu.
Kalbin Yaradan’la bağındır. Onu sağlam tut. İnceltme, koparma. Ona hangi anda ne şekilde ihtiyacın olacağını bilemezsin. Ve eğer kalbine gereken özeni göstermezsen, onun dilinden anlayamazsan, hayatı kendine zindan edersin. Onun dilini anla ve onu dinle.

2017 seni geride bıraktığım için mutluyum. Seni pek sevemedim 🙁

Bir açıdan ise sevdim :), en çokta kral çıplak dediklerini, maskelerini düşürdüklerini, ortaya çıkardığın gerçekleri, kestiğin hesapları…

Yeni yıl uğuruyla gelsin hayatlarımıza.

Unutmayalım, havlayan köpek ısırmaz, ısıracak köpek ise havlamaz.

2018’te görüşmek üzere…