Hayat o kadar güzel ayarlıyor ki herşeyi, nitekim senden benden daha akıllı.

İnsan denen varlık her ne kadar dünya onun için yaratılmış olsa da genlerinde pek çok mükemmellik barındırsa da ondan daha akıllı bir sistemin içinde varolmaya çalışıyor.

Hayat bizden daha akıllı.

Bazen kendini çok yalnız hissedersin.

Korkma sadece sen değilsin senin gibi sayısız insan var bu dünyada…

Bazen yağmur yağar, hatta yağmakla kalmaz bulutlar kapanır gök gürler.

Ama ya sonra?

Açar güneş…

Güneşin doğuşunu kim hangi kudret engelleyebilir ki?

Her gece batsa da her sabah yeniden doğar.

Sabahın erken saatlerine denk geldin mi hiç?

Denk gel.

Günün henüz yeni ışımaya başladığı anlara…

Doğa uyanır, kuşlar uyanır, tabiat uyanır.

Kuşlar cıvıldar.

Her sabah bu böyledir.

Her sabah onları uykularından uyandıran güzel Rab, onları cıvıltadır.

Yalnız değilsin.

Her ne sorunun varsa, yalnız değilsin.

Bazen çok zor olur.

Ama her zorluktan sonra mutlaka bir kolaylık olduğunu söyleyen evrenin sahibidir.

Onun için bundan emin ol. Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır.

Kim zerre kadar şer işlemişse onun karşılığı vardır ona. Yaradana güven.

Hayatta gidişatı değiştirebilecek tek şey, duandır.

Ne der Rumi, göz yaşarmadan öz yeşermezmiş.

Ruhun doğan kuşudur, aklın ise bir karga.

Hiç dikkat ettin mi, sen yolda yürürken sana mendil uzatana, sakız satana, tam gözlerinin içine alman için bakana…Dikkat ettin mi?

Ya da herhangi bir yerde herhangi bir anda karşılaştığın yardım rica eden insana. Baktın mı?

Yoksa yanından umursamadan yürüyüp geçtin mi?

Sana hepsine bir şeyler ver demiyorum, sadece umursamadan yürüme, bak onlara, gör hatta anla. Çünkü içindeki bir parçanı göreceksin.

Hayatta herşey birbirine bağlı. Öğrenmemiz gereken dersleri almadan yaşadıklarımızın üstünden geçersek, tekrar edecekler. Ta ki biz öğrenene kadar.

Kim zerre kadar hayır işlemişse onun karşılığını görecektir diyor Yaradan Zilzal suresinde. Bu kesin, net, tartışması dahi olmayan beyanları unutma. Onlara dayan.

Bazen tıkanır hayat akmaz. Ya da sana öyle gelir.

Bir nedeni vardır. Anlamaya çalış.

Hiçbir şey sadece görünenden ibaret değildir. Herşeyin asıl anlamını görünmeyen yüzü verir. Oraya bakmaya çalış. Orayı anla. Sadece gözünle gördüğüne aldanma.

Son aylarda bir çok kitap okudum bunlardan biri Arda Erel’in Arayış isimli kitabıydı. Çok beğendim. Bir bölümünde diyor ki, “Teslim ola ola hayatını güzelleştirebilirsin.”

Haklı.

Ve çok doğru.

Sen yaprak olmaya niyet et, su sana yardım edecek. İçindeki suyu kurutma.

Mucizeler daima var. Çünkü mucizelerin bir Rabbi var.

Ben hiçbir şeyi unutmadım. Niyetim de yok unutmaya. Çünkü buna gerek yok.

Herşey dursun yerli yerinde bir kenarda hafızamda, kalbimde, ruhumda.

Size tavsiyem, siz de bir şeyleri unutmaya falan çalışmayın. Çünkü bunu yapmaya gayret ettikçe daha da fazla büyüyor gereksizce. Yaşandı ancak geçti gitti. O gün, gece oldu. O günün güneşi battı sonra ertesi gün bambaşka bir gün için doğdu. Siz de ben de gözümüzü açtık o sabahta. Onun için evet herşey dursun yaşandığı gibi. Ama biz orda kalmayalım. Kalmayalım ki ilerleyebilelim.

Velhasılı suyun akış hızı her yerde aynı değildir. Nehir bir yerde çok şiddetli akar, bir başka yerde aynı nehir sakindir.

Hayatta hiçbir şey nedensiz değildir. Bu nedenlerin görünmeyen sebeplerini anlayanlar işte onlar bu sınav yeri olan hayatta ilerlerler. Kendine bak, hayatına bak, işine bak. Neler yolunda değilse onlara iyice bak. Başkalarınınki ile birlikte kendi hatalarını da farket. Farket ki, hayatın güzelleşsin. Farkedebilmek için dua et.

Dermansız dert yoktur. Derdin dermanına rastlanırsa düzelir demiş peygamberimiz bir hadisinde.

Korkma, üzülme, dua et, affet, anla, hisset, tefekkür et.

Bulacaksın.

Eğer niyetin bu ise…

Çünkü niyetlerin bir Rabbi var.