Kendi kendine yaptığım adetin bu sene bir tanesine daha varmak nasip olacak inşallah 🙂

İnşallah dedim çünkü bu yazıyı 30 Ağustos’da yazıyorum…

Yıllar boyunca doğum günüme atfen yazdığım yazılarım birikmiş, hem burada hem de gönlümün arşivinde. Zaman gelecek belki ihtiyarken bakacağım hepsine, okuyacağım tek tek. Ne büyük armağan bana. Şükürler olsun.

Yarın 31 Ağustos 2017.

Doğum günüm 🙂

Doğum günleri bana hep bir hüzünlü gelmiştir. Neden bilmem. Öyle yaşlanıyorum filan diye değil, sadece “hayat” işte. Yaşıyoruz bir şekilde, ömrümüzün son anını bilmeden. Ve hiç bir zaman bilemeyecekken…

Sağlıklıyım çok şükür.

2017 benim için ilginç bir yıldı. Çok şey geçiyor aklımdan bu yazıyı yazarken.

Değişik bir yıldı. Ne iyi ne kötü. Belki daha iyilerini de gördüm, belki daha kötüsünü de…

2017’de ben ne mi yaptım ?

Gözümü açtım, meğerse sandığı kadar açık değilmiş. Gördüm anladım.

Kalbimi dinledim, meğerse niyetlerini Rabbine arz ederken ona yeteri kadar kulak vermemişim. Farkettim, sustum.

Acılarımı farkettim, meğerse insanın eziği, çiziği, yarası içindeymiş. Dokundum, kanadı. Tedavi ettim.

Korkularımı kucakladım, mıh gibi durdum onların içinde, hiçbir yere kaçmadım. Meğerse yıllar boyu bana benim için ne iyilikler yapmışlar, korumuşlar. Anladım, vedalaştım. Uğurladım onları.

İkiyüzlüleri gördüm, meğerse yanı başımda yüzüme gülenlerdenlermiş. Öğrendim, çıkardım hayatımdan.

Küçük oyunları gördüm, küçük insanların küçük oyunları demiyorum çünkü bu da onların meşrebi bir şey diyemem. Onların içlerinin kötülüğünü ben bir lafla küçümseyemem. Kış olacak ki yazın nimeti bilinsin öyle değil mi? Allah’ıma havale ettin. Gereğini o yapar.

Sinsileri, yarı yolda bırakanları gördüm. Hesap yapanları, beni ben olduğum için değil de, kendi hesaplarıyla görenleri. Onları da çıkardım hayatımdan.

Kendime döndüm. Herşeyden arındırdım kendimi. Önce kendi noksanlarımdan, hatalarımdan, korkularımdan, biriktirdiğim gereksiz her şeyden. Kendimi dinledim. Neyi istediğimi, neyi istemediğimi her zamankinden daha net gördüm. Kendi karanlıklarımda dolaştım. Ama bu sefer korkmadım. Dilemiştim Rabbimden bu sislerin içinden çıkmayı. Lütfetti, çıktım.

Dermanım derdimin içindeymiş. Güneş doğdu. Her şeye ve herkese rağmen…

Ruhumu geliştirdim bu yıl. Bir sürü tantana yaygarayla en çok ihmal edileni.

Yeteneklerime sarıldım. Çok okudum, yazdım, ürettim, yeni şeyler denedim. Keyiflendim.

Artık daha iyi yemek yapabiliyorum. Yaptıklarım fena olmadı valla 🙂

Hayatımdan bazı insanları çıkardım, temizlik yaptım. Ama çok güzel kalpli güzel dostlar kazandım. Destek veren, güçlendiren, neşelendiren.

Yanımda kim var kim yok onları gördüm. Yalanları, sahtelikleri…

Tesadüf yokmuş tevafuk varmış bir kez daha anladım.

Noksanlarımı, hatalarımı gördüm. Noksanlarını görmek kadar büyük irfan yoktur insana.

Dua  ettim. Her zaman, daima. Yine istedim, hep istedim, gene istedim 🙂

Rabbim benim güzel Rabbim.

Senin razı olacağın bir kul olma yolunda yardımını esirgeme yeter bana.

Bilene sınav içre sınav vardır.

İnsanın önünde daima iki yol vardır. Acı – Tatlı, Helal – Haram, Sevap – Günah, Doğru – Yalnış, Düzgün – Eğri.

Neyi seçeceğin neye meylettiğine bağlı. Neye meyledeceğin ise, gönlündeki niyete, ettiğin duana, dilediklerine…

Bu hayatın bir anlamı var. Gördüğümüz her şeyin bir anlamı var.

Bu hayata at gözlükleri ile dolaşmak için gelmedi insan. Ya da orda burda boş boş takılmak için. Yüzsüz, edepsiz ve şerefsiz olmak için gelmedi insan bu hayata. Ne demiş İmam Gazali, “Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen cevizin hepsini kabuk zanneder”

Bu yazıyı okuyan sen; kabuğun kıramadıysan hepsini-herşeyi kabuk sanma. Özüne bak bakalım. Evvela kendi özüne, sonra diğerine, ötekine, berikine…Böyle böyle genişlet bakışlarını. Temiz kal. Herşeye rağmen, tüm çirkinliklere rağmen.

Bu yıl kendimi daha net gördüğüm ve kanımca daha da iyi anladığım bir yıl oldu. Çizgimi, değerlerimi, savunduklarımı,hayallerimi,  başardıklarımı, başaramadıklarımı, yapacaklarımı, nasiplerimi, yapmak istediklerimi, gidişlerimi, gelişlerimi, yolumu, istidatımı, meşrebimi, sınavlarımı.

Sınavlarımın belki hepsini verdim, belki veremedim. Bilemem. Ama imtihanını farkeden kurtulur bunu bilirim.

İlk 7 ayda çok yumuşak bir yıl olmasa da benim için, ona çok şey borçluyum. Kalan 4 ayında neler olacak bilemem ama teşekkürler 2017.

Doğum günün kutlu olsun Banucuk.

31.08.2018’de görüşmek üzere…:)