Bazı şeylerin anlamsızlığını farketmiyorsan büyümenin bir önemi var mı sence?

Ya da geçmiş zamanlarda önemsediğin bir sürü şey şimdilerde senin için önemli bile değil ise?

İnsan kendini sorgulamalı.

İnsanın bunu yapması için tek bir şeye ihtiyacı var:

Zamana…

Kendi için ayıracağı ve hiçbir şeye koşturmayacağı bir ana

Adına ne dersen de, ister gün ister ay isterse yıl.

Bu sevgiliyle olmaz, bu aileyle olmaz, bu dostlarla olmaz.

Bunun için tek aracın var:  Öcü gibi gördüğün o yalnızlık var ya…

O senin o kadar büyük yardımcın ki.

Senin için uğraşıyor çünkü.

Seni sen yapan ne varsa öğren istiyor.

Kendinle karşılaş istiyor.

Bu nedenle haklısın zorluyor. Haklısın yıpratıyor. Haklısın örseliyor hatta yontuyor.

Ama var bir nedeni.

Bu çılgınlar gibi hız döngüsü için de dünyayı bile yoran insan, iş yavaşlayıp kendini sorgulamaya gelince pek gönüllü olamıyor.

İnsan kendini sorgulamalı.

Evet bunu 25 yaşında yapmadım, 30’umda belki.

Ama şimdi yapıyor muyum?

Bunu bilemem ya da en azından buna cevap veremem ama niyetim var bunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Karıncaya sormuşlar nereye gidiyorsun, o da demişki Kabe’ye…

Demişler ki yapamazsın telef olursun yolda. O da demiş ki varsın olsun en azından yolumdayım ya…

Yol senin için seçilmiştir dedim çok kereler.

Şimdilerde bu söylediğimi de yorumluyorum.

Yolun ne olacağına karar verirken bunu içine koyan bilir niyetini.

Ve niyetler Yaradan’ın elindedir.

Bir şey ihtiyaç var. Bu zaman mı yoksa başka bir şey mi şimdilik bilmiyorum.

Ama bu gitmek değil, kaçmak değil, bu bir yerlere koşmak değil!

Bu sadece  “DURMAK” !

Yapabilirsek anlayacağız. Yapabilirsem anlayacağım.

Banu Çakar