Hayatta risk almadan ilerlenmiyor.

Hayat yolunda yürürken aklına, kalbine ve hayallerine inanmalı insan.

Bir insan, hiçbir şeye inanmayacak kadar güçlü değildir diye yazmıştım önceki yazılarımdan birinde. Ve her halinin geçici olduğunu. Mutlu isekte, mutsuz isekte, her ne hal içinde isek bunun geçici olduğunu.

İnanmaktan başka yol yok.

Kendini suya bırakan yaprağa bak.

Bir yerlere gitmeye çalışıyor mu?

Hayır.

Su ile mücadele ediyor mu?

Hayır.

Sadece suyun üstünde…

Öylece duruyor.

Öylece gidiyor.

Su, onu nereye götürürse…

Orada buluyor kendini.

Yaprak ol.

Suya düş.

Ve bırak kendini.

Hayallerini, hislerini…

En çokta kalbini bırak suyun sahibine…

Su akar ve yaprak varır varacağı yere.

O kadar zor ki bazen diyenlerinizi duyar gibiyim. Haklısınız, zor değil hatta çok zor! Benim için de bazen böyle. Ancak insan farkına varabildiği kadar yaşamını güzelleştiriyor. Çünkü yaşamımız, başımıza gelenler değil, başımıza getirdiklerimiz…

Hepimizin bir manevi rızkı var bu hayatta.

Manevi rızk demek, maddi olanları çıkarın geride hangileri kalıyorsa bunlar insanın “manevi rızkı”dır. Sağlık, neşe, bereket, aşk, evlilik, sevmek-sevilmek, huzur…vb.

İnsan ne kadar para kazanacağının peşinde koştuğu kadar, “manevi rızkının” da peşinde koşmalı. İşte oradan kendine neyi nasiplenebilirse nasiplenmeli. Nasiplenebilmek için dua etmeli. Manevi rızkını sahiplenmeli.

Bazı isteklerimiz veya hayallerimiz olmayabilir. Ancak ömrünün vardığı bu günde anladığım şey şudur ki; her şeyin bir nedeni var. Oluyorsa da bir nedeni var. Olmamışsa da, olmuyorsa da bir nedeni var. Tesadüf denilen şey, Allah’ın gizli hikmetlerinin adıdır.

O zaman yaprağı hatırla. Ve bırak kendini suya.

Eğer sen “yaprak” olmaya niyet etmiş isen, “su” sana yardım edecektir.

Eğer sen yenilenmeye niyet etmiş ise, hayatın da yenilenir.

Eğer sen niyetlerini samimiyetinle kalbine koymuş isen, yaprak ol ve bırak kendini suya…

“Su” sana yardım edecektir.

Banu Çakar