Fast Company’de yayınlanan röportajında, en iyi satanlar listesinde uzun süre kalan How to Think Like Leonardo da Vinci, Innovate Like Edison and Discover Your Genius: How to Think Like History’s Ten Most Revolutionary Minds (Leonardo Da Vinci gibi düşünmek, Edison gibi inovasyon yapmak ve Kendi Dehanızı Keşfedin: Tarihteki 10 Devrimsel Zeka gibi Nasıl Düşünülür?) kitabının yazarı Michael J. Gelb’e göre, Edison’a veya Da Vinci’ye nasıl daha yaratıcı olunur diye sorsak, karşımıza şöyle bir liste çıkarırlardı diyor ve anlatıyor :

Fikirleri kaydetmek ve keşfetmek için bir defter tutun.

1994 yılında Bill Gates, Leonardo Da Vinci’nin defterinin 18 sayfası için 30.8 milyon dolar ödedi. Edison’un defterleri katalog haline getirildi ve Rutgers Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen çalışmalarda Edison’un kaleme aldığı belgeler Dr. Paul Israel tarafından etüt edildi. İnovasyonların nasıl ortaya çıktığını görmemiz ve ileriye dönük yaratıcı fikirleri düzenlememiz açısından belgelerin kaydı ve kolay ulaşımının büyük önemi var.

Düzenli olarak yaratıcı basit karalamalar yapın.

Da Vinci’nin basit çizimleri sayesinde insanoğlu ilk işe yarar paraşütü, halen itfaiyecilerin kullandığı katlanabilen merdiveni ve üç kademeli vitesi kazandı. Edison’un yaratıcı karalamalarının Amerikan patentlerine yansıması 1093 ürün patenti. Özgürce çizmek, kalemle oyun oynar gibi yeni tasarımlar yaratmak insana yeni ufuklar açar, hayal dünyasını zenginleştirir. Bazen insan hayal eder, aklındakini yetenek ya da daha farklı kısıtlamalardan dolayı kağıda dökemez. O zaman aklındakini kelimelere dökmeye çalışmalı, fikirlerinden yeni değerler yaratmak için çaba sağlamalıdır.

Önce izin verin hayal gücünüz çılgınca fikirler üretsin sonra analiz, yapılabilirlik ve uygulama gibi konulara odaklanın.

Leonardo; “Zihninizin özgürce dolaşmasına izin verin ve binlerce şey düşünün…Uçsuz bucaksız manzaralar. Sonra onların bütünsel düzgün formlarını bir kenara bırakın ve detaylara odaklanın.”

Edison’un tavsiyesi de Da Vinci’den farklı değil: “Harika bir fikir için, birçok fikir edinin.”

Edison fantastik hayal gücünü detaylı bir deneme süreciyle dengelerdi.

Günde birkaç kısa şekerleme yapın. 

Da Vinci stüdyosunda kısa kısa şekerlemeler yaparmış. Edison ise, laboratuvar masasına kıvrılıp Watts Kimya Sözlüğünü yastık olarak kullanarak gün içinde şekerleme araları verirmiş.

Her gün gülmeye ve oynamaya zaman ayırın.

Da Vinci de Edison da oyuncu yapılardaymış, kuru bilim adamlarından çok espri anlayışları olan dehalar olduklarını söylemek yerinde olur. Sağlıklı çocuklarda olan her şeyi sorgulayan öğrenmeye doymayan “merak” yaşamlarına damgasını vurmuş. Freud, Da Vinci için tüm yetişkin yaşamı boyunca oyun oynayarak yetişkin çağdaşlarını şaşırtmıştır demiştir. Leonardo’nun notları şakalar, espriler ve komik hikayelerle doludur. Edison takım elbiselerinin cebinde şakalar yazılı kartlar taşır, insanları güldürmeyi çok severmiş.

Yüksek bir amaca odaklanın.

Da Vinci “Tanrı’nın zihnini” öğrenmek isterdi, bunun dışındaki her şey detaydı. Edison ise, en büyük amacının doğanın sırlarını açığa çıkararak insanlığı mutlu etmek olduğunu söylermiş. Belki bu denli yüksek olmasa da topluma ve insanlığa katkı sağlama yolunda bir amaç edinmenin yaratıcılığı, özellikle olumlu yaratıcılığı destekleyeceği kuşkusuz.

Kaynak : www.dunya.com